
Türkiye’nin kuzeydoğu ucunda, bulutların dağlarla kucaklaştığı, hırçın suların derin vadileri şekillendirdiği bir masal diyarıdır Artvin. Doğanın tüm cömertliğini sergilediği bu şehir, sadece bir gezi rotası değil; ruhun dinlendiği, akciğerlerin bayram ettiği bir kaçış noktasıdır. Eğer rotanızı Artvin’e çevirdiyseniz, sizi beton yığınlarından uzak, her tonuyla büyüleyen bir yeşil bekliyor.
Artvin seyahatinin tartışmasız en büyüleyici duraklarından biri olan Borçka Karagöl, adeta bir tabiat harikasıdır. 1800’lü yıllarda yaşanan bir heyelan sonucu Klaskur Deresi’nin önünün kapanmasıyla oluşan bu göl, etrafını saran devasa ladin, kayın ve gürgen ağaçlarıyla tam bir renk cümbüşü sunar. Özellikle sonbaharda sarı, turuncu ve kırmızının her tonu gölün berrak sularına yansırken, ziyaretçilere gerçek dışı bir manzara vadeder. Göl çevresindeki yürüyüş parkurunda adımlarken doğanın sessizliğini dinleyebilir, sandalla gölün ortasına açılarak bu huzuru derinleştirebilirsiniz. Karagöl, fotoğraf tutkunları ve ruhunu dinlendirmek isteyenler için Artvin'in sunduğu en kıymetli hazinedir.

Şehrin bir diğer incisi olan Şavşat Karagöl, "Sakin Şehir" (Cittaslow) unvanının hakkını veren huzuruyla sizi karşılar. Daha yükseklerde ise Kafkasör Yaylası, her yıl düzenlenen festivalleri ve temiz havasıyla bilinir. Ancak gerçek bir macera arıyorsanız, rotanızı Türkiye’nin tek biyosfer rezerv alanı olan Maçahel (Camili) bölgesine kırmalısınız. Burası, el değmemiş bitki örtüsü ve Kafkas arılarının ürettiği dünyaca ünlü kestane balıyla meşhurdur.
Artvin’in Arhavi ilçesinde bulunan Mençuna Şelalesi, bölgenin en görkemli su düşüşlerinden biridir. Yaklaşık 90 metre yükseklikten dökülen suların sesi, vadide yankılanırken size doğanın gücünü hissettirir. Şelaleye ulaşmak için yapılan asma köprü yürüyüşü ise adrenalin ve estetiği bir arada sunar.

Bu eşsiz manzarayı sadece birkaç saat izlemek yetmez; bu atmosferi doyasıya solumak gerekir. Mençuna Şelalesi’nin hemen tam karşısında konumlanan Mençuna Konakları, bölgedeki konaklama deneyimini zirveye taşıyor. Tamamen ahşap mimarisiyle doğaya uyum sağlayan bu konaklar, sabah uyandığınızda pencerenizden şelalenin o beyaz duvağını izleme imkanı sunuyor. Geleneksel Karadeniz misafirperverliğini modern konforla birleştiren Mençuna Konakları, huzurlu bir uyku ve yöresel bir kahvaltı için bölgedeki en iyi tercihtir.

Artvin sadece doğadan ibaret değildir; Orta Çağ’dan kalma Gürcü kiliseleriyle tarih meraklılarını da cezbeder. İşhan Kilisesi ve Dolishane Kilisesi, taş işçiliğinin en zarif örneklerini sergilerken, Çoruh Nehri kıyısındaki sarp kayalıklara inşa edilmiş Artvin Kalesi, şehrin koruyucusu gibi yükselir.
Artvin’e gitmek, modern dünyanın gürültüsünü geride bırakıp özünüze dönmektir. Çoruh’un hırçın sularında rafting yapmak, bir yayla evinde demli bir çay içmek ve her dönemeçte farklı bir manzara yakalamak paha biçilemezdir. Eğer gerçek bir Karadeniz deneyimi yaşamak istiyorsanız, bavulunuzu hazırlayın; Artvin’in sisli dağları sizi çağırıyor.